30 Ekim 2014 Perşembe

Geçen Yine Kusuyorum

Estetik kaygılar güden sanatsal eserlerle, hep çocuk olma arzusu ve imkansızın kanlı dişleriyle yaşamaya çalışmak. Caddelerde çığlık atan isyankar militanlar...
Bu kafayı yazmak zorundayım.
Burda hava 75. Bin yıldır soğuk. Kader yine orospuluk peşinde. Beseriyetin genç diye tabir edilen en verimli çaresiz varlıkları, etrafa alkol ve sidik yaymakda.
Limanima sığınacak gemiler arıyorum...
Devirler değişti değişeli, ayak oyunları da gelişti.
Bana daima hareket halinde olmam emredildi. Boş arazi beklemekten sıkıldım.
Bana köpeğim bile ihanet etti. Güvenmekten usandim.
Güvenen insanlara ihanet, isabet olur.
Yaşarsan ölürsün denklemi kadar basit. Seversen nefret edersin.
Hangimiz aldanmiyoruz ki? Hersey yolunda diye sayiklayan ebeveynlerimiz..
Herşey bok oldu. Dünyanın sonu geldi işte. Hayatına kramp girdi.
Yazılacak şarkı, icat edilecek bişey kalmadı. Hayat bana 1910larin başı sanki. Intihara heves, azıcık daha sevsem kutsaliyet atfetme. Her gün birileri ölüyor geyiği...
Burda hava 75. Bin yıldır soğuk. Geceleri insanlar tirsarak uyur. Kader yine ibnelik peşinde her zamanki gibi. yanibasimda, "Ben haram lokma yemem" zirvalari. Dünyalar hamile kalıyor her gece. tepemde trafik lambaları bana ne yapmam gerektiğini işaret ediyor.
Aklım otoyollar misali. Düşüncelerim kuşlar misali. Özgürlüğün saf hali.
Yakalasam bi tanesini, üzerine yaticam. Yakalamak çok güç.
Düşüncelerim benden bağımsız. Ben hayatla alakasız. Hayatıma kramp girdi.

Burda hava 75. Bin yıldır soğuk. Insanlar niye öldüklerini bilmezler. Alem Göt olmuş ve Kader yine kahpelik peşinde. dışarda, çöp kamyonlari, bakmaya kiyamadigimiz(!) Ölü bebekleri kopariyor bizden. Önceki hayatımda lagim faresi falan olmaliymisim.
Birileri aklımın şifonunu cekmeli.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder