30 Kasım 2015 Pazartesi

İçimdeki Ergenden Miyavlamalar

Hayatımın dönüm noktalarından birindeyim (askerliği bitirdi ya götü kalktı)
Şu aralar hayata ve insanlara dair müthiş sorgulamalar yapıyorum (ne zaman yapmadın ki zaten)
365 günlük askerlik belki kişiliğime fayda etti ancak ciddi anlamda seviye düşüklüğü (siyasi, kültürel kesinlikle ekonomik değil) de yarattı. Bunu toparlamam lazım. Toparlamam şart! (toparlayacak)
İçimde yaşattığım insan kontenjanı oldukça kalitesiz insanlarla dolup taşmıştı.
Pek tabi dışarıya adımımı attığım an otomatikman boşalmış oldu.
Şimdi yeni insanlarla doldurmanın zamanı (eleman aranıyor)
Bu süreç ağır işleyecek (şimdiye kadar öyle oldu)

Gelin itiraf edelim. İnsan, yaşamını 'düzenli bir şekilde' sürdürebilmek için bi çeşit pazarlama taktiği uygulamak zorunda. Kendini kullandırmak, satışa çıkarmak, değer biçmek, fiyat belirlemek vs.
Hayat, kendini diğer insanlara pazarlamak değil mi bi nevi? (yav he)
Olaya bu pencereden baktığında hafif bi soğuma, titreme, ezilip büzülme olmuyor değil tabi.
Ne yani ürün müyüz lan biz? (evet öyleyiz)
40 milyar defa keşfetmeye gerek yok biliyosunuz işte. Kapitalizm.

Kişinin bu uğurda sergilediği tüm davranışlar, sahip olduğu veya olmak istediği herşey, uyguladığı metotlar, bütün bu koşuşturmaca, giyim kuşam, takıldığı mekanlar, okuduğu okullar, çalıştığı sektörler, çekilen fotoğraflar, benimsediği fikirler, inandığı değerler, herşey ama herşey işte (çoğaltmaya gerek yok herşey diyo)
Bi düşün. Sen kendini nasıl pazarlıyorsun?
Darılmaca alınmaca yok. Orospular bu konuda en ileri ve pratik taktiği uygulayanlardır.
'Orospu taklidi' olan ama bunu kesin bir dille reddedecek olan bazı gevşek ve dolaylı orospular (ki ne demek istediğimi anladın) bütün bu kapital düzende en alt seviyede değerlendirilmeye mahkumdurlar.

Olay gene nerelere geldi bak (pazarlama falan diyodun...)
Saçmalıyorum işte :) ama bunu seviyorum.
neyse

İnsanlara bakımlı gözükmek de bi çeşit pazarlama taktiğidir.
"Hayır ama ben sağlık için tamame..."
LAN SUS!
"Ya ben tamamen düzen tertip falan olsu..."
LAN KAPA ÇENENİ!
Kaos kadar güzeli var mı lan (Diablo'ya selam olsun)

Hadi gidin
Sigara için

24 Kasım 2015 Salı

Olmayan Okurlarıma

Merhaba! Bloguma geri döndüm.
Muhteşem bir geri dönüş yazısı yazamıycam.
Tamamen anlık bir sıkıntı.
Başlık açtım ki blogun bereketi artsın maksat
Buralarda daha sık olacağım.
Kime ne? 

15 Eylül 2015 Salı

Atarsa 50 Dediğim Şu Günlerde

Bir böcekle kardeşim
Bir köpekle komşuyum
Bir ayıyla uyuyorum
Bir sıçanla yoldaşım
Mecburum!
Askerdeyim...

15 Temmuz 2015 Çarşamba

Biz Buna Kasırga Diyoruz. Çok Tehlikeli!

Hava kasvetli. Fırtına kopuyor.
İçimde. 
Kısmi ruh felcindeyim. Hayallerim mi?
Gaipten gürültüler duyuyorum. 
En son hayalim intihar etmek. 
Üzerimdeki deriyi, Elde edilecek eldeler kalmayınca, 950 bin metreden boşluğa bırakacağım.
Aşkımı sevemeyen insan evlatları, dinleyin. 
Bu cebimde kalan son paranoya.
Kendimi, kanser olmadan imha etmeliyim. 
Ben iyileşemem. 
Kasmayın. 

18 Haziran 2015 Perşembe

İçimdeki Şeytana Düşman

Nerden başladığını hiç bir zaman hatırlamazsın.
Nerden sevdiğini, ne zaman nefret ettiğini
Nasıl bulaştığını, neden sustuğunu anlatamazsın.
Kendini bir hengamenin içinde bulursun.
İçinden ettiğin küfürlerin kölesi olmaya başladığın vakit
Çevrende sana hak veren kişiliklere tabi olursun.
Çelişki burda başlar işte, minnet ve vicdanın savaşında linç edilirim
Üzerime yapışmış bir sorunu çözemiyorsam eğer, sorunun bir parçası olmaya başlarım.
Bütün dünya sigarayı bırakmadığı sürece içmeye devam edeceğim.

O şarkılar piyasada var olduğu sürece!
Öyle cayır cayır susma karşımda.
Ancak ölüm bu kadar huzurlu olabilir sıcaklığının yanında.
İçimde yarattığın doğal afetler hıçkırdıkça geçmişimi siler.
Kalbin mahsur kaldığım son kara parçası.

Her şey o kadar olağan ki aslında
Birileri bu rüyayı görecekti nasıl olsa.
Utanmaz bir çocuk. senin tam zıttın,
Geceleri yatak odanda dolaşır hayaleti.

17 Şubat 2015 Salı

Düşünsenize Komutanım

Kafam almıyor artık.
Benim hayallerim hayallerden ibaret.
Birilerini susturmak istemekten bıktım.
Birilerini öldürmek istemekten.
Beş duyu organım ağır geliyor artık
Sağır kalmaya değer seslerle yaşıyorum.
Tahammül ne lan?
Kafam almıyor artık.
Denizlerde boğulmak, ormanlarda kaybolmak. Tepelere çıkmak, manzarasında aşkı hatırlamak.
Ben iyiyim, bazıları günden güne  erimekte.
faili meçhul rüyalarımın ezik figüranları.
Betonlara yalvaran dertli dostlarım.
Bıktım usandım rezil yüzünü görmekten.
Sana öl diyemem gene yaşa.
ama günden güne eksilirsen sevinirim.
Ses tellerin iltihaplansın lan.
Kendini ifade edemediğin her cümlen için bir santim yerin dibine girsen KEŞKE.
Şimdi sakinim.
Ey ibne hayat,
Tepkilerine tepkisiz kalır kişiliğim,
Sebebi ise abartıp pazarladığın kahpe dişiliğin.
Günaydınlarımın yanıbaşında yıkılmamaya yemin etmiş karlı dağlar var.
Yokuşlar, rampalar vesaire...
Kafam almıyor artık.
Benim burda ne işim var?
NE ALAKA LAN?

27 Ocak 2015 Salı

Bi Durum mu Var Komutanım?

Bi durum mu var? Gözleriniz üzerimde. Attığınız anlamsız bakışların beyninizde yarattığı karmaşık paranoyaları ısrarla merak etmekteyim. İşin gücün yok mu birader? Varlığıma durduk yere yönelen suratsız ifadeler, kurtarılmayı bekler haldeler. Konuyu uzatmak istemezdim ama çok uzun sürdü bakışın. Hayırdır birader, Bi durum mu var? Sende olmayıpta bende olan fazlalık ne? Daha geçen gün bakmıştın halbuki HEMDE AYNI YERDE! Her gün hep aynı gereksiz muhabbetler. Sayma artık arkadaşım. Şu günleri akışına bırak. Özgürlüğümüzü dünyanın kendi etrafına dönme hadisesine endekslemişler ne konuşsan nafile. Yeter artık arkadaşım nereye diye sorma ben yürür vaziyetteyken. Cidden seninle hiç alakası yok varacağım güzergahın. Ağzından çıkan sese dahi tahammül edemediğim insanlarla aynı metrekareyi paylaşıyor olmanın vermiş olduğu cinnet. Bi durum mu var? Varsa yardımcı olalım. Askere gelmişsin Psikolojin sikilmiş, neye uğradığını şaşırmışsın hala başkalarını yadırgarsın? Ruhun yobaz, genelin kültürsüz, anca o ne yaptı bu ne yaptı derdindesin. Bi sus lan artık