Nazara inanır mısın? inanmazsın. ben inanırım. Bugüne kadar başarı ve istikrarı yakaladığım hangi mevzu varsa hepsini teker teker mahvettim. lanet olası kem gözler. onlarla ilgilenmiyorum diye bütün bu kavga dövüş ve çekememezlik. anlamıyorum ki arkadaş. kendi halimde yaşamanın kimseye dokunmadan kimseyle konuşmadan hayatımı kazanmaya çabalamaktan daha doğal ne olabilir.
O kem gözlerin olayı şudur;
kendi psikolojik sorunlarını bana yıkma çabaları
Kendilerinin başaramadığı işleri benim de başaramayacağımı sanmaları ve ardından gelen "sen yapamazsın bakışları"
Beceriksiz, sorumsuz ve sabırsız özgeçmişlerini benle özdeşleştirme girişimleri
yedikleri aşka dair kazıklardan dolayı aşka küstürülmüş kalplerin cinnet dolu tavsiyeleri
hiç bir tavsiyeyi sikime takmıyorum ben daha kaç defa anlatmalıyım. size fikrinizi soran da yok halinizi soran da. boka batmış evrensel dünyanızda denyo denyo takılmalarınız hiç ilgimi çekmiyor.
Bugünden itibaren yine yeniden belirsiz bir süre için sosyal hayata intihar ediyorum.
Bundan böyle sadece evim, kendim, işim ve kendimi iyi hissettiğim yazılarıma ayırdığım zamanımla huzurla yaşıyacağım. belki 1 ay belki 10 ay fark eder mi, karar verildi. emir büyük yerden, egomdan.
Muhabbete doyamayan ben, o kadar çok susacağım ki bugünden itibaren, ne kadar çok susarsam o kadar çok iş yapmış olacağım. işime vakit ayırmak zorundayım, çok boşladım be günlük.
Özgürlüğün boyutu harcadığın emek kadardır çünkü. modern toplumda özgürlük eşittir ekonomik özgürlük o da eşittir kimseye eyvallah çekmeden harcadığın emek, iş gücüdür. emek daima muhtaç olunandır. muhtaç olan değil. bunu bilmek bile insanı çıldırtıyor. özgürlüğün verdiği hazzı anlatabilir misin? anlatılmaz yaşanır dediklerinden. Kaybetmeden evvel değerini yeterince bilmelisin. Kaybettikten sonra anladığın da iş işten geçmiş olmasa bile hayatında derin yaralar açabilir. O yaraları kapatmaksa uzun yıllar alabilir. önümde hala uzun yıllar var...
Ben ve benim gibi kişiliğe sahip insanlar, madde bağımlıları, burç haritası benimkine tıpatıp paralel olanlar, bir şeyin değerini kaybedince anlarız. değerini anlamaktan kastım değerli veya değersiz olması. kaybettiğin şey değersiz birşey de olabilir pek tabiki. ama genelde değersiz olanları kaybettiğinde pek bişey anlamazsın. zaten senin için değersiz oldukları için aklına bile gelmezler. onu geçelim.
asıl demek istediğim senin için değerli olanları kaybetmek. işte kendini boşlukta hissetmenin dayanılmaz hafifliği! asıl değerini kaybettiğinde anladığın için iş işten geçmiş oluyor ve kaybedilen şeyin geri dönmemesi kuralına alışmak epey zaman alıyor. bu zaman zarfında duygular alt üst olur. yapmayacağın şeyler yaparsın, aklının ucundan geçmeyecek şeyler planlarsın(örnek: blog yazılarım) sonra zaten onları da yapamazsın bu sefer de hayatım yalan tribine girersin. belki de sahiden öyledir hayatım yalandır kim bilir, kim bilebilir?
who care? yalan söylemişsem hesabı cehennemde. hiç kimseye hak ettiğinden daha fazlasını veremem. tarzım değil. yaşam tarzıma ters. bir kişiye saklıyorum o fazladan değeri. kahrımı gerçekten çekebilecek insana. yarı yolda bırakmayacak rüyalarımı deşifre edecek meleğe..
tamam bir ara bulduğumu sanmıştım, en çok yaklaştığım anı onda yaşamıştım ama yanılmışım, hataydı işte dostum, hadi amaaa, insanlar hata yapabilir dimi? evet. bence de geçelim:)
günümüzde değer verdiğimiz şeyler her ne kadar fark etmesek de, inkar da etsek, yok canım olur mu öyle şey triplerine de girsek = parayla endeks. malasef..
yani mesela çevremde bana verilen değer cüzdanımın ağırlığı kadar. çok basit bir ikiyüzlülük aslında. bunu da sanki ben keşfetmişim gibi derinlemesine yazacak değilim şimdi.
bir de ihtiyaç mevzusu var tabi. değer verdiğimiz şeylerle ihtiyacımız olan şeyler tutmayabilir pek tabiki. baktığında sigara, bir ihtiyaç mıdır? aslında değil. onsuz da yaşanabilir. ancak 3 gün 5 gün aç kaldığımı bilirim de sigarasız geçirdiğim bir günü hatırlamıyorum. nasıl oldu da yaşamım için en asıl ihtiyaç olan karnımı doyurmaya çaba sarf etmedim de sigaraya, tütüne çaba sarfettim "insan gerçekten hayret ediyor":)) nikotin diyorlaağ. harbiden sanmıyorum. ben daha çok o dumanın ahengine tav oluyorum. içime sanki başka bir nefes doluyor her dumanda. yalnızlığımı bastırıyorum böylece. tamam çözdük mevzuyu. sigara = yalnızlık. hadi dağılın.
http://www.youtube.com/watch?v=QsELpKhX_IU
özellikle dakika 29:45deki konuşma
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder